Gerçek tesettür nedir?
Ülkemizin ekonomik tablosu, yine hükümet yetkilisi, işin uzmanları tarafından çok iyi olarak görülüyor.Kime inanacağız ben de şaşırdım…zira hükümetin dışında bazı uzmanlar da ekonominin aslında iyi gitmediği görüşünde.Bu kadar kalabalık ekonomik laflardan çıkarabildiğim özet şu oldu:Aslında dünyanın en pahalı para kirasını(faizini)Türkiye borsaları veriyormuş.Yani ekonomi iyi dedikleri, yüksek faiz için Türkiye borsalarını tercih eden yabancı yatırımcıların sıcak para akışı tabloyu böylesine pembe gösteriyormuş.Giren paranın tablosu göstergeleri de şahane gösterdiği ifade ediliyor…ya çıkan paralar?işte bu yüksek faiz uygulaması hepimizden yani halktan bir şekilde alınıyormuş, dolaylı ya da dolaysız olarak.Borsaya giren yabancı yatırımcının en yüksek gelirini Türk halkı ödüyor kısacası…Dünyanın hiçbir ülkesi bu kadar pahalı para satın almıyor, bu nedenle yabancı yatırımcı Türkiye’ye geliyor.Dur bakalım ne olacak?göreceğiz yaşarsak…
Diğer taraftan iş yapan kesim olarak yokladığımda Ordu esnafı kan ağlıyor.Herkes parasızlık ve işsizlikten yakınmakta…Bazen siftah yapmadan dükkan kapattıklarını ifade etmekteler.Öyle ya bölge halkının tek ekonomik güvencesi olan fındık fiyatları da dibe vurduktan sonra, para yok ki insanlar alış veriş yapsınlar.Ben kendimden biliyorum, eskiden yaptığımız iş oranı son yıllarda epeyce düştü…
Bir yandan da banka kredileriyle iş yapma ve kredi kartı kullanmalar arttı…bu vaka da geçmişte ki banker faciası gibi kötü patlamasa…İnsanlar ödeyemedikleri banka borçları ve kredi kart borçları için malını mülkünü satma, borçtan kurtulma durumuna hızla koşmakta.
Özel hastaneler ödeneklerini alamamaktan, devletin tayin ettiği avukatlar da ödeneklerini geç almaktan, eczacılar devlet adına kendi sermayelerinden sağlık sigortası kapsamında olan hastalara verdikleri ilaç ödeneklerini çok geç almaktan sıkıntı duyuyorlar.Üstelik bankadan alınan her kredi için, kuruşuna kadar faiz ödenmekteyken, devletin ödemeleri geciktirmesi bazen aylarca sürdürmesi ekonominin çok iyi gitmediğini hepimize anlatmıyor mu?
Yine elle gelen düğün bayram diyeceğim,ama herkese ayni değil ekonomik düzen…Bazılarının servetlerine servet katarken, bazıları mevcut aileden gelen imkanlarını da bu ekonomik düzende eritebiliyor.Bu ekonomileri çok iyileşen gurub Tanrı’nın şanslı kulları galiba.Hiç bir hükümet döneminde bu adil olmayan tabloyu yaşamadık bana göre.Bakıyorum eskisinden daha ekonomik ve eli sıkı davrandığımız halde sürekli kan kaybediyoruz.
Diğer taraftan milli bütünlük ve beraberliğimiz korumak için, sınırda ülkemizi müdafaa eden kahraman askerlerimizin yayın organlarında izlediğimiz görüntüleri ve acıları içimizi hepten daraltmakta.Yine de kahraman ordumuzun başarısı için dua etmeyi ihmal etmiyoruz.
Yukarda özetini yazdığım tüm sıkıntılar sanki yokmuş gibi, ülkemizde tek sıkıntımız türban ve baş örtüsüymüş gibi dar ve sığ basit gündemlerle meşgul edilmekte.Ayrıca çok güvenilen bir kurum olan bağımsız yargıya bile tarafsızlığını zedeleyecek manüplasyonlar yapılmakta.
Gazetelerde bir haber okudum.Tüm sıkıntılarım yokmuş gibi gülümsetti beni.Aynen fıkra dinlemiş gibi oldum yani.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül'ün Pakistan ziyaretinde giydiği Fransız modacı Christian Louboutin imzalı kırmızı tabanlı ayakkabılar basının dikkatinden kaçmadı. Hayrünnisa Gül'ün burnu kapalı Louboutin ayakkabılarının fiyatının 450 Avro olduğu, Gül'ün Pakistan'da ilk kez giydiği ayakkabıları özel olarak yaptırdığı öğrenildi. Louboutin'in tasarımlarından vazgeçemeyenler arasında Madonna, Angelina Jolie, Sarah Jessica Parker, Gywnet Paytrow, Nicole Kidman, Cameron Diaz gibi isimler bulunuyor.
Bence gerçek tesettür,yani örtünme pahalı kıyafetlerle olmamalı.Yukarıda ki 450 avro yaklaşık olarak 780 ytl eder.Yani benim bağkur emekli maaşımın iki katı neredeyse.Bence gerçek tesettür zor iştir,keşke yapabilsem de ben de tesettüre girsem.Fakat gerçeğini yapamayacağımdan cesaret bile edemiyorum tesettür içinde olmayı.Zira benim bilgim ve dünya görüşüme göre, Ulu Tanrı’nın katında gerçek tesettür, kimsenin dikkatini çekmeyecek mütevazı yaşantı ve alçak gönüllülük bilgelikten ibarettir. Hz.Mevlana ve Yunus Emre’nin sıklıkla dile getirdiği manada, toprak kadar örtücü,denizler kadar bilge ama o kadar da mütevazı, giyim ve kuşamla hava atmayan, halkın içinde olmak ve halka göre yaşamak,her baş örtüsüne ve giysisine, markasının cinsine göre çok paha ödemeden yapılan giyim ve yaşantıdır gerçek tesettür.Tabi devletimizi dış ülkelerde temsil eden birinin benim ölçülerimde tesettürü söz konusu bile olmaz.Diyeceksiniz ki daha pahalı ve daha havalı giyinenler vardı ülke yetkililerince, nesi var bayan Gül’ün?az bile yapmış…tabi buna da saygım var…ama başını dini inançları nedeniyle kapatıyorsa, ben bu tesettürün kriterlerini de yapmalıyım düşüncelerimde…Madem dini inaçları için tesettürü seçmiş üstelik Cumhurbaşkanımızın sayın eşi,daha bizden biri gibi yani halk gibi olması tevazu yani tesettüre uymaz mı? Yokmuydu böyle giyinen…tabi vardı, geçmiş başbakan eşlerinden Sn. Rahşan Ecevit başı açıktı ama benim ölçülerimde tesettür sahibiydi.Olabildiğince yalın ve sade, hava basmayan, mağrur edası olmayan halk vari bir başbakan eşiydi.Başka hareketleri tartışılır, duygusal davranışları vs…fakat benim ölçülerimde tesettür sahibi hükümet yetkilisinin eşiydi kendileri…buradan saygı ve sevgilerimi iletirim bu vesileyle kendilerine.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
Aysun Hanım.Yorumlarınızı okumaktan büyük zevk alıyorum. Sizin yazılarınızda hem güncel olaylara değinmenizi bu arada kendi yorumlarınızla harmanlamanızı keyifle okuyorum. Bu yazınız hakkında görüşlerimi sanıyorum blogcudaki sayfanıza yapmıştım. Şu anda İstanbulda azınlığa doğru gidiyoruz. Sonumuz hayr olsun diyorum ben. Sevgiler bıraktım size ve nezdiniz de çok özlediğim Ordu ya
Yorum Gönder